CDR Türkiye, COP31 Öncesinde Faaliyete Geçerek Türkiye’nin Dayanıklı Karbon Giderimi Potansiyelini Bölgesel Liderliğe Dönüştürmek Üzere Yola Çıktı
Dayanıklı karbon giderimi için kurulan bağımsız platform CDR Türkiye, COP31 öncesinde çalışmalarına başladı.
Dayanıklı karbon gideriminin Türkiye’de ve parçası olduğu Akdeniz, Balkanlar, Orta Doğu, Kafkasya ve Orta Asya’yı kapsayan geniş coğrafyada gelişmesine katkı sunmak amacıyla kurulan bağımsız platform CDR Türkiye çalışmalarına başladı. Platformun web sitesi www.cdrturkiye.com bugün itibarıyla yayındadır.
Küresel talebin artmakta olduğu bu alanda Türkiye, bölgede öncü rol üstlenebilecek bir konumda bulunmaktadır. CDR Türkiye bu potansiyeli harekete geçirmek amacıyla proje geliştiricileri, sanayi, finans dünyası, kamu kurumları ve akademiyi bir araya getiren ortak zemini kurmak üzere yola çıkmıştır.
Karbon giderimi Türkiye ve dünya için neden önemli
Karbon giderimi, iklim eyleminde öncü bir alan açmakta ve yeni bir sektörün kapısını aralamaktadır. Dayanıklı karbon giderimi, atmosferden giderilen karbondioksitin yer altında, kayaçlarda, okyanusta ya da uzun ömürlü malzemelerde yüzyıllar ve bin yıllar boyunca tutularak depolanması anlamına gelmektedir. Bu yönüyle, karbonun çok daha kısa sürelerde geri salınabildiği ve orman yangınlarıyla risk altına girebilen ağaçlandırma gibi doğa temelli karbon giderimi yöntemlerinden ayrılmaktadır.
Birleşmiş Milletler, küresel ısınmanın önümüzdeki on yıl içinde büyük olasılıkla 1,5°C’yi aşacağını ortaya koymaktadır. Emisyonların azaltılması kritik önemini korumakla birlikte, dünya genelinde bilim insanları karbondioksit gideriminin, çimento, çelik ve kimya gibi sektörlerdeki azaltımı zor emisyonların dengelenmesinde kilit rol oynadığı konusunda hemfikirdir. Türkiye ekonomisinin bel kemiğini oluşturan bu sektörler bugün hem yurt içinde hem de Türkiye ihracatının %40’tan fazlasının yöneldiği AB sınırında karbon fiyatıyla karşı karşıya kalmaktadır. Karbon giderimi bu maliyetin yönetilmesine katkı sağlayabilir; zamanla sertifikalı ve yerli giderimler aracılığıyla Türkiye’ye ihracat geliri de kazandırabilir.
CDR Türkiye neden kuruldu
Türkiye, dayanıklı karbon giderimi için kendine özgü doğal ve sanayi koşullarına sahiptir. Enerji ve mineral kaynakları; geniş tarım alanları ve buna bağlı biyokütle; olivin bakımından zengin jeoloji ve yer altı karbon depolama potansiyeli; çimento, çelik, madencilik ve kimya gibi büyük ölçekli sanayiler; büyüyen temiz enerji kapasitesi ve üç kıtanın kesiştiği coğrafi konum bir arada bulunmaktadır. Bu bileşim, bölgede az sayıda ülkede görülmektedir.
Dünyada dayanıklı karbon giderimine talep artarken bölgede nitelikli arz sınırlı kalmaktadır. Bu durum, Türkiye için somut bir ihracat ve döviz girdisi imkânı anlamına gelmektedir. Aynı çalışmalar toprak sağlığı, su tutma kapasitesi, sanayinin karbonsuzlaşması, kırsal istihdam ve döngüsel ekonomi gibi alanlarda ek faydalar da üretmektedir.
Ancak bu potansiyelin karşılığını bulması kendiliğinden gerçekleşmemektedir. Konu Türkiye’de henüz yenidir; kamu kurumları, sanayi, finans ve araştırma dünyası bu başlıkta birbirini yeterince tanımamaktadır. Hangi yöntemin nerede gerçek bir üstünlük sağladığı, hangi standartların geçerli olacağı ve projelerin nasıl finanse edileceği konusunda ortak bir zemin bulunmamaktadır.
CDR Türkiye, bu zemini oluşturmak amacıyla Pınar Öncel, Göker Avcı ve Atilla Yücel tarafından kuruldu. Amaç, ilk etapta Türkiye’nin dayanıklı karbon giderimi potansiyelini doğrulanmış bilgiye dayanarak ortaya koymak, bu potansiyeli hayata geçirecek paydaşları bir araya getirmek ve piyasanın hazır hâle gelmesini hızlandırmaktır. Ardından hedef, oluşturulan bu modelle Türkiye’nin dayanıklı karbon gideriminde bölgesel bir liderliğe sahip olmasını sağlamaktır.
Çalışma alanları
Platform, dayanıklı karbon giderimi yöntemleri arasında tarafsız bir yaklaşıma sahiptir. Türkiye açısından en somut başlık ise bu yöntem ve teknolojilerin sanayiyle entegrasyonudur. Çimento, çelik ve kimya gibi azaltımı zor sektörlerde kaçınılmaz artık emisyonların dayanıklı giderimle dengelenmesi ve bu tesislerin atık, ısı ve mineral akışlarının giderim kapasitesine dönüştürülmesi kritik öneme sahiptir.
Compass 2030
CDR Türkiye’ye, 2030’a kadar Türkiye’de görmeyi hedeflediği altı sonucu tanımlayan Compass 2030 yön vermektedir:
- Karbon giderimi hazırlık değerlendirmesi. Türkiye’nin dayanıklı karbon giderimine ne kadar hazır olduğunu jeolojik potansiyel, sanayi kapasitesi, mevzuat ve finansman koşullarıyla birlikte ölçen kapsamlı bir analizin hazırlanması.
- Ulusal karbon giderimi stratejisi. Dayanıklı karbon giderimini ulusal iklim çerçevesi içinde konumlandıran ve rolünü tanımlayan bir stratejinin geliştirilmesi.
- Talep oluşturma. Türkiye’de ve yurt dışında karbon giderimi satın almaya hazır kamu ve özel sektör alıcılarından bir koalisyon kurulması ve bu talebin, ileri alım taahhüdü (Advance Market Commitment) ve uzun vadeli alım anlaşmaları aracılığıyla Türkiye’de farklı teknolojilerde geliştirilecek ilk projelere yönlendirilmesi.
- Pilot projelerin finansmanı. Farklı teknolojilerde, sahada ölçülen ve bağımsız olarak doğrulanan ilk dayanıklı karbon giderimi projelerinin hayata geçirilmesi için kamu kaynaklarını, kalkınma bankalarını ve özel sermayeyi bir araya getiren, bölgenin koşullarına uygun bir finansman yapısının kurulması.
- ETS entegrasyonu. Dayanıklı karbon gideriminin Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi’nde tanınması ve güvenilir kurallarla sisteme dahil edilmesi.
- Bölgesel ortaklıklar. Türkiye’yi yakın coğrafyasıyla birlikte proje geliştirilen ve deneyimin paylaşıldığı bir iş birliği merkezine dönüştürecek ortaklıkların kurulması.
Türkiye’nin dayanıklı karbon giderimi potansiyelini bölgesel liderliğe dönüştürme odağında, coğrafi kapsam olarak öncelik Türkiye’nin potansiyelini açığa çıkarmaktır; edinilen deneyimlerin ardından ise Akdeniz, Orta Doğu, Orta Asya, Balkanlar ve Kafkasya’da Türkiye’nin liderlik rolü üstlenmesini sağlamak hedeflenmektedir.
Yayınlar ve etkinlikler
CDR Türkiye, aylık bülteni CDR Türkiye Brief ile alandaki gelişmeleri Türkiye ve bölge perspektifiyle aktarmakta; konunun uzman ve uygulayıcılarını bir araya getiren CDR Stage ile interaktif etkinlikler gerçekleştirmektedir.
CDR Türkiye ekibi, Kasım 2026’da Antalya’da düzenlenecek COP31 süresince sahadan düzenli aktarım yapacaktır. Konferans kapsamında ekibin yer alacağı iki panel:
- 16 Kasım, 16.00 · Green Zone, Ziraat Bankası standı. Göker Avcı, “The State and the Future of Carbon Dioxide Removal Projects” başlıklı panelde konuşmacı olarak yer alacak.
- 17 Kasım, 12.30 · Blue Zone, Think Negative CDR pavilyonu. Pınar Öncel, “Built to Last: Industrial Integration as a Route to Carbon Removal in Emerging Markets” başlıklı paneli modere edecek.
İletişim: contact@cdrturkiye.com